<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-1"?>

<!DOCTYPE rss PUBLIC "-//Netscape Communications//DTD RSS 0.91//EN"
 "http://my.netscape.com/publish/formats/rss-0.91.dtd">

<rss version="0.91">

<channel>
<title>&amp;Igrave;SMET &amp;Ouml;ZEL</title>
<link>http://www.ismetozel.org/site</link>
<description>&amp;amp;#221;smet &amp;Ouml;zel</description>
<language>tr-tr</language>

<item>
<title>Panele Davet: ''İstiklâl Marşı: Abide Milletin Kaidesi''</title>
<link>http://www.ismetozel.org/site/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=672</link>
<description>&lt;br&gt;
&lt;img height=&quot;215&quot; src=&quot;http://img186.imageshack.us/img186/2175/panelsar1.jpg&quot; width=&quot;414&quot; align=&quot;left&quot; border=&quot;1&quot; /&gt;  &lt;br&gt; </description>
</item>

<item>
<title>Bir İdeoloji Olarak İstiklâl Marşı</title>
<link>http://www.ismetozel.org/site/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=671</link>
<description>&lt;br&gt;
&lt;img height=&quot;191&quot; src=&quot;http://img141.imageshack.us/img141/2357/panel1wb2.jpg&quot; width=&quot;309&quot; align=&quot;left&quot; border=&quot;1&quot; /&gt;  &lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;br&gt;   


Böyle bir toplantının yapılmaması gerekiyordu. İki sebepten ötürü: Birincisi; ben bu kelimenin (ideoloji) “ideoloji” olarak telaffuz edilmesini doğru bulmuyorum. Yani “biz Fransızca’dan aktardığımız bu telaffuz biçimini, bir telaffuz biçimini terk etmeliyiz” fikrine sahibim. Bu fikrin babası ben değilim. Almanya’da tahsilini ikmal etmiş olan Takiyeddin Mengüşoğlu, (felsefi antropolog) tarafından yapılmış bir tekliftir bu. Bu zatın kitapları yıllarca teklif ettiği imlâ ile basıldı. Fakat sonra onun kitaplarını basan Remzi Kitabevi, nedense adam öldükten sonra yazılışları değiştirdi. Şimdi artık onun kitaplarında da böyle yazıyorlar: ideoloji. İdeoloji dememeliyiz. Ne demeliyiz? İdeologi. 

Bu tercih Almancada böyle söylendiği için yapılmış bir tercih değil. Gerçi Almanlar biyoloji demezler; biyologi derler. Biz Türkler ise bu kabil ifadelerin aslına uygunluğunu dikkate almaksızın; işin başında, Avrupalılaşmamızın Fransızca yoluyla olması sebebiyle Fransızların telaffuzunu kendimize yapıştırmışız ve şimdi bu bize çok tabii, çok yerinde görünüyor. Türkiye’de birçok şey buna paralel bir şekilde yanlış yapılıyor. Bunların düzeltilmesi ve doğru yola sokulması için hiçbir gayret yok. Türkiye’de yanlışların müdafaasıyla tüketilen hayatlar var. Halbuki biz, eğer bu Avrupai ifadeleri kullanacaksak kendi anlayışımızın gereği olarak, kendimize mahsus bir dünyanın parçası olarak kullanmalıyız. </description>
</item>

<item>
<title>Hisseli Uydulaşma Cürümü Kumpanyası</title>
<link>http://www.ismetozel.org/site/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=670</link>
<description>&lt;br&gt;&lt;br&gt;
Dolmuş Türkiye’de icat edildi. Bu yüzden niçin dolmuşa bindirilmeye, dolduruşa 
getirilmeye, dünyanın başka yerindeki insanların değil de bilhassa Türkiye’de 
yaşayan insanların müsait olduklarına hayret etmiyoruz. Etmeyelim. Dolmuşa 
bindirmeyi bilenlerin dolmuşa binmeyi bilecekleri gayet tabiî. Bir toplumun en 
zayıf yeri neresiyse, orası aynı zamanda o toplumun en kuvvetli yeridir. Şöyle 
söylemek de mümkün: Bir toplum hangi niteliklerinden dolayı acze düşüyorsa aynı 
nitelikler o topluma galibiyet sağlayan gücün de kaynağıdır. Türkiye hayatına 
efsaneleriyle şekil veren bir toplumu içinde barındırıyor. İlk bakışta belki 
tuhaf görünüyor; ama doğrusu şu ki biz, gerçeğin gerçekliğini ancak 
efsaneleştiği zaman algılayabilen bir toplumuz. Son üç yüz asır boyunca 
paçamızı, mahvedici efsanelere kaptırdığımız için güle oynaya kendi 
mahvoluşumuza giden yolda ilerlediğimiz, üstelik hayli mesafe de kat ettiğimiz 
vâki. Beri yandan, ülke olarak, ülkenin insanları olarak ihyâ olduğumuz dönemler 
olduysa bu dönemler ihyâ edici efsanelerin hayatımızı yönlendirdiği dönemlerdir. 
Efsaneler bizi besleyip gürbüzleştirebildiği gibi bizim zehirlenip tahtalı köyü 
boylamamıza da sebep olabilir. &lt;br&gt;</description>
</item>

<item>
<title>Panele Davet: ''Bir İdeoloji Olarak İstiklâl Marşı''</title>
<link>http://www.ismetozel.org/site/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=669</link>
<description>&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt; &lt;font face=&quot;Tahoma&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 
11pt&quot;&gt;

&lt;img height=&quot;188&quot; src=&quot;http://img398.imageshack.us/img398/7986/panelssb0.jpg&quot; width=&quot;390&quot; align=&quot;left&quot; border=&quot;2&quot; /&gt; 


 &lt;br&gt; &lt;br&gt; &lt;br&gt; &lt;br&gt; &lt;br&gt; &lt;br&gt; &lt;br&gt; &lt;br&gt; &lt;br&gt; &lt;br&gt; &lt;br&gt; &lt;br&gt;

&lt;a href=&quot;http://www.istiklalmarsidernegi.org.tr/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=108&quot;&gt;
Ayrıntılar için tıklayınız...&lt;/a&gt;
</description>
</item>

<item>
<title>Yaptıklarım Farz-ı Kifaye</title>
<link>http://www.ismetozel.org/site/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=668</link>
<description>&lt;br&gt;
&lt;i&gt;Şair ve düşünce insanı İsmet Özel, verdiği mücadele için ‘farz-ı kifaye’yi 
yerine getirdiğini söyleyerek, “Benim yaptıklarımı bir başkası yapacak olsa 
memnuniyetle başka şeylerle uğraşırım” diyor. ‘Toparlanın Gitmiyoruz’ dedi son 
kitabında. İstiklal Marşı Derneği’ni kurarak tüm Türkiye’yi baştanbaşa dolaşmaya 
başladı. Gerçekten de gitmemeye kararlı. Çünkü yaptıklarının ‘farzı kifaye’ 
olduğunu düşünüyor İsmet Özel. “Benim yaptıklarımı bir başkası yapacak olsa 
memnuniyetle başka şeylerle uğraşırım” diyerek yaptıklarını bayıla bayıla 
yapmadığı mesajını da veriyor. Yaptıklarını, yapılmasının zaruri olduğu 
inancıyla sürdürüyor mücadelesini İsmet Özel. Bu amaçla İstiklal Marşı Derneği 
Konya Şubesi’nin açılışı için geldiği Konya’da bize de zaman ayırdı. Bazılarının 
şiirlerini anlamakta güçlük çektiği, Jurgen Habermas’ın onun için ‘Türk 
milletinin anlayabileceği biri değil’ dediği İsmet Özel ile söyleşimizde hem onu 
anlamak hem de onun gözünden yansıyan Türkiye tablosunu okurlara aktarmak 
istedik. Keyifli ve bir o kadar da hareketli geçen söyleşinin İsmet Özel’in daha 
iyi anlatacağı düşüncesiyle…&lt;/i&gt; </description>
</item>

<item>
<title>Valery Önce Taharet Almayı Öğrensin</title>
<link>http://www.ismetozel.org/site/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=667</link>
<description>&lt;br&gt;
Şair-Yazar İsmet Özel ile İstiklal Marşı Derneğinin Konya Şubesinin açılışına 
geldiği sırada bir söyleşi gerçekleştirdik. Aslında sorulacak sorumuz çoktu. 
Ancak geliş amacına yönelik olarak daha çok İstiklal Marşı Derneği ve bu 
çerçevede yapmayı düşündükleri ve yapacakları konusunda bir söyleşi olmasını 
istedik. İstiklal Marşı derneğinin amacından kapitalizmin “içimize girdiği” bir 
dönemde bundan çıkışın nasıl mümkün olduğuna, eğitimden Mevlana Celaleddin-i 
Rumi hakkındaki düşüncelerine –ki bu bir ilk olarak da kayda geçirilebilir- ufuk 
açıcı bir söyleşiydi. &lt;br&gt;
 
 
&lt;br&gt;
&lt;i&gt;Ümit Savaş: Cuma Mektupları’na “Bir siperden söz ediyorum” diyerek 
başlamıştınız. İstiklâl Marşı Derneği bir siper mi? Veya oradaki şey de bu 
olabilir mi? Bir de şunu eklemek istiyorum. Biliyoruz ki siz “paylaşılmayan 
hakikat tecessüm etmez” dediniz yıllarca. Dernek böyle bir paylaşımın tecessüm 
etmesi için mi kuruldu? Veya İsmet Özel okurları bu derneğin doğal üyesi mi? 
Gibi birkaç kompleks soru.&lt;/i&gt;</description>
</item>

<item>
<title>İstiklâle İlave Olmak Veyahut İstiklâli İlave Etmek</title>
<link>http://www.ismetozel.org/site/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=666</link>
<description>&lt;br&gt;
&lt;img height=&quot;221&quot; src=&quot;http://www.istiklalmarsidernegi.org.tr/konya22.JPG&quot; width=&quot;309&quot; align=&quot;left&quot; border=&quot;1&quot; /&gt;  &lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt; 
Merhabalar,&lt;br&gt;
Salonda gördüğüm manzara, ağırlıklı olarak genç insanların mevcudiyeti ve yine 
cins-i lâtifin mevcudiyetinin ağırlığı. Konumuz biraz önce konuşmayı takdim eden 
İstiklâl Marşı Derneği Konya Şube Başkanı’nın belirttiği gibi İstiklâle İlâve 
Olmak Veyahut İstiklâli İlave Etmek. Bir İstiklâldir gidiyor. İstiklâl 
kelimesinde ısrar ediyoruz. İstiklâl Marşı çok şükür adını tasalluttan korumuş 
bir marş. Yani hiç kimse İstiklâl Marşı yerine “Bağımsızlık Marşı” veya 
“Kurtuluş Marşı” demiyor, diyemiyor. Oysa İstiklâl Harbimiz tasalluta 
uğramıştır. İstiklâl Harbimize musallat olanlar onu “Kurtuluş Savaşı” veyahut 
“Bağımsızlık Savaşı” biçiminde tesmiye ederek biçimsizleştirmeye çalışıyorlar. 

</description>
</item>

<item>
<title>Türk Tarihin Neresinde?</title>
<link>http://www.ismetozel.org/site/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=665</link>
<description>&lt;br&gt;




Merhabalar,  &lt;br&gt;
“Türk Tarihin Neresinde?” Konuşmamızın başlığını böyle tespit ettik. Bunu, bu 
sorunun cevabını merak ettiğiniz için mi buraya geldiniz, bilmiyorum. Hiç 
sanmıyorum. Yani, kafanızda acaba “Türk tarihin neresinde?” diye bir soru 
belirdi mi? Böyle bir sorunun ömrüm içinde benim zihnimde belirmesi için bile 
çok zaman geçti. Eğer siz kendinizi Türk kabul ediyorsanız, tarihin neresinde 
olduğunuzu kendi kendinize biliyorsunuzdur, diye düşündüm; ama eğer kendinizi 
Türk saymıyorsanız omuz silkip “Bana ne! Türk tarihin neresinde olursa olsun!” 
diyebilirsiniz. Dikkat gerekir ki, adı Türkiye Cumhuriyeti olan bir devletin 
tebaasıyız ve bu toprakların Türkiye olarak adlandırılması vakıasını inkâr 
edenin alnını karışlarım. “Türkiye” Türkçe bir kelime değil esas itibariyle. 
“Türk” Türkçe bir kelime mi? Evet, o öyledir. “Türk”, Türkçe bir kelimedir. 
Türk’ün yükselttiği bir kelimedir. “Şu anda acaba neredeyim?” diye kendinize 
sorduysanız, Türk olup olmadığınıza bakarak Türk’ün de tarihin neresinde 
bulunduğunu, belki kestirebilirsiniz.

</description>
</item>

<item>
<title>İsmet Özel Konuşmaları: Tenha Ada-4</title>
<link>http://www.ismetozel.org/site/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=664</link>
<description>&lt;br&gt;&lt;b&gt;Konu: Dil
 &lt;/b&gt;
 &lt;br&gt;
&lt;embed id=&quot;VideoPlayback&quot; style=&quot;width:350px;height:276px&quot; flashvars=&quot;&quot; src=&quot;http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=-7967884886323676420&amp;hl=tr&quot; 


type=&quot;application/x-shockwave-flash&quot;&gt; &lt;/embed&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;
SkyTürk televizyonunda yayınlanan &quot;Tenha Ada&quot; isimli programın kayıtları. 
(4 Ağustos 2007)  
 
</description>
</item>

<item>
<title>İstiklâl Marşı İle Asrın İdraki</title>
<link>http://www.ismetozel.org/site/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=663</link>
<description>&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt; &lt;font face=&quot;Tahoma&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 
11pt&quot;&gt;
 &lt;b&gt;
İstiklâl Marşı Derneği Genel Başkanı İsmet Özel’in Konuşması &lt;br&gt; &lt;/b&gt;
&lt;br&gt;
&lt;img height=&quot;251&quot; src=&quot;http://www.istiklalmarsidernegi.org.tr/panel3.jpg&quot; width=&quot;329&quot; align=&quot;left&quot; border=&quot;1&quot; /&gt;  &lt;br&gt; &lt;br&gt;
 
&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;br&gt;
 &lt;br&gt;&lt;br&gt;


Şimdi Türkiye’de bir şeyler Türkiye’nin lehine yürüyor, yürütülüyor olsaydı 
İstiklâl Marşı Derneği olarak biz bu hacimde bir salonda toplantı yapmazdık. Çok 
daha büyük bir alanda, çok daha fazla insanın destek verdiği bir toplantı 
yapardık. O toplantının sonunda da başka şeyler olurdu. Şimdi böyle şeyler 
olmuyor, ben bunu bir yakınma olarak dile getirmiyorum, durum tespiti itibariyle 
söylüyorum. İstiklâl Marşı Derneği’nde İstiklâl Marşı Derneğinin hak ettiği üye 
sayısı inanılamayacak kadar azdır. İstiklâl Marşı Derneğinin üyeleri 
genellikle/çoğunlukla İstiklâl Marşı Derneğinin Türkiye’de etkisini 
hissettirmesine engel çıkarmak için dernek içinde bulunan insanlardır.
 </description>
</item>

</channel>
</rss>